Cübbeli Mankurtlar Ve Küresel Aklın Ankara’daki Gölge Oyunu

Bir Siyasi Partimizin İl Teşkilat mensubu, Baroya bağlı bir Avukatımız’ın;
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a karşı içinde biriktirdiği kin ve nefret ibret vericidir!
Dışarıya atmakta zorlandığı kusmuk mide bulandırıcı!
Bakın ne diyor Sosyal Medya Paylaşımında;
“Küresel terör örgütü ABD’nin Ankara Büyük Elçisi(!), Bölge valisi gibi hareket edip, bizim coğrafyamıza yeni haritalar çizmeye çalışırken, yeni yönetimler kurmaya çalışırken, sizin reis niye bu adamı kovmuyor Kasketli Ahmet abi…???”

(Kovamaz, kovması için ondan daha yetkili olması lazım… kovamadığına göre ondan daha yetkisiz olduğunu kabul ediyor demektir…)


Bugün önümüzde duran tablo, sadece bir sosyal medya paylaşımından ya da sıradan bir muhalefet jargonundan ibaret değildir.
Karşımızda; eğitimi, unvanı ne olursa olsun, zihinleri küresel senaristler tarafından iğfal edilmiş, ideolojik körlükten mankurtlaşma evresine geçmiş bir zihniyetin anatomisi var!
Üstelik bu ibretlik vesika, sıradan bir haritacının ya da kahvehane stratejistinin kaleminden dökülmüyor!
Altında, adaleti ve hukuku savunması beklenen, Baroya kayıtlı bir avukatın imzası var!
Hukuk formasyonu almış bir dimağın, sırf içindeki Erdoğan düşmanlığını kusabilmek adına kendi devletini küresel bir gücün sömürgesi,
O gücün büyükelçisini de “Bölge Valisi” ilan etmesi, trajik bir klinik vakadır!

Peki, nedir bu cübbeli öfkenin arkasındaki asıl felsefe?
Gelin, perdenin arkasındaki derin komplo teorilerine ve küresel akla birlikte bakalım..

Büyükelçi Maskeli Operasyonel Hafıza
Küresel şer odakları, hedef aldıkları coğrafyalarda harita çizmeden önce zihinlerdeki bağımsızlık inancını yerle bir ederler.
Operasyon, elçilik binalarındaki masalarda değil, “içerideki” etki ajanlarının ve zihnen sömürgeleştirilmiş aparatların algı dünyasında başlar!
Yazılan senaryo çok açıktır;
Türkiye Cumhuriyeti’ni küresel efendilerin karşısında çaresiz, iradesiz,
Ve “talimat alan” bir çadır devleti gibi göstermek!
İşte bu avukatın;
“Reisiniz bu adamı niye kovmuyor? Kovamadığına göre ondan daha yetkisiz!” sığlığı, tam da bu psikolojik harp merkezlerinin Türkiye masasında ürettiği bir argümandır!
Amaç, milletin devletine ve liderine olan güvenini sarsmak,
Bilinçaltına;
“Siz ne yaparsanız yapın, yukarısı ne derse o olur!” teslimiyetini enjekte etmektir!
Oysa bu mankurt zihniyetin ıskaladığı, sömürgeleşmiş akıllarının bir türlü kavrayamadığı derin bir devlet aklı vardır!

Haritalar Masada Değil, Sahada Bozulur!

Diplomasi, ergen öfkesiyle sosyal medyada atıp tutma platformu değildir!
Devlet yönetmek; bin yıllık bir birikimi, stratejik sabrı ve jeopolitik satrancı yönetmektir!
Küresel emperyalizmin Ankara’daki temsilcisi eline pergel alıp harita çizmeye yelteniyorsa,
Türk devleti buna adliyede dava açarak ya da büyükelçi kovup diplomatik kanalları tamamen tıkayarak, yani düşmanın ekmeğine yağ sürerek cevap vermez!

Türk devleti o haritayı;
Suriye’nin kuzeyinde kurulan terör koridoruna askeri harekatlarla girerek bozar!
Doğu Akdeniz’e gemilerini dizerek bozar!
Libya’da oyun kurarak,
Karabağ’da işgali bitirerek bozar!
Yani harita çizmek isteyenlerin pergelini sahada ordusuyla, SİHA’sıyla, stratejik aklıyla kırar!

Sahadaki bu devasa küresel savaşı,
Emperyalizme karşı verilen bu amansız bağımsızlık mücadelesini görmeyip;
“Büyükelçiyi niye kovmadı?” diye sormak, en hafif tabirle körlük, daha doğru bir ifadeyle küresel akla sufle yapmaktır!

“Siyasi Hırsın Getirdiği Karakter Aşınması”

Rahmetli Erbakan Hoca’nın “Milli Görüş” mirasının arkasına saklanıp bu ülkenin liderine “Sömürge Valisi” muamelesi yapanlar, dönüp önce kendi inanç ve fikir dünyalarını sorgulamalıdırlar!
Erbakan Hoca, 1974’te ABD ambargolarına ve tehditlerine karşı İncirlik’i kapatırken büyükelçi kovmadı;
Sahada irade gösterdi!
Bugün yapılan da tam olarak budur!

Sırf Erdoğan düşmanlığı gözlerini öyle bir karartmış ki, kendi devletinin başkanını bir yabancı bürokratın altında konumlandıracak kadar aşağılık kompleksine batmışlar!
Bu, siyasi bir eleştiri değildir!
Bu, yarın bir gün topyekun bir taarruz başladığında, kendi komutanını arkadan vurabilecek bir karakter aşınmasının,
Bir iç cephe dezenformasyonunun ayak sesleridir!

Deriz ki;
“O Cübbeyi Çıkarın!”

Buradan o avukata ve onun gibi düşünen tüm mankurtlaşmış yapılara sesleniyoruz;
“Üzerinizdeki o onurlu cübbe, bağımsız bir devletin, egemen bir hukukun sembolüdür!
Sırf siyasi hırslarınız ve nefretiniz yüzünden o cübbeyi küresel sömürgecilerin pelerini haline getiremezsiniz!
Bu devlet, meşruiyetini Ankara’daki elçilik binalarından değil, bu aziz milletin iradesinden alır!
Zihinlerinizi kiraya verdiğiniz o küresel merkezlere de söyleyin;
Ankara’da sömürge valisi ağırlayacak bir yönetim yok.
Ama sömürge valisi gibi davranmaya kalkanların yazdığı senaryoları buruşturup çöpe atacak, sahada haritaları yırtıp atacak bir Devlet Aklı ve o aklın arkasında dimdik duran bir Millet var!

Aynaya bakın ve karar verin;
“Siz bu milletin evladı mısınız, yoksa o harita çizenlerin Ankara’daki dublaj sanatçısı mı?”

Mahmut Çetin

23/06/2026
———————
Recep Tayyip Erdoğan
AK Parti
AK PARTİ Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı
AK Parti Ordu İl Başkanlığı

Bir Cevap Yazın

MAHMUT ÇETİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin