Fatsa mı, Ünye mi?

Yerel Siyasetin “82 Numaralı” Afyonu;
İl Olma Vaadi Ve Büyükşehir Gerçeği..

Sosyal medya akışınızda, parti logolu antetli kâğıtların üzerine basılmış o tanıdık “Filan İlçe İl Olmayı Hak Ediyor!”
Ya da birden fazla ilçe rekabet halindeyse;
“İl Olmak Filan İlçenin Hakkıdır!” şeklinde manifestolarından birine mutlaka denk gelmişsinizdir.
Bugün Fatsa, yarın Ünye, öbür gün Tarsus ya da Alanya..

Şablon hiç değişmez;
“Gelişen sanayimiz,
Stratejik konumumuz,
Çevre ilçeler üzerindeki hinterlandımızla biz hazırız!”

Peki, gerçekten hazır mısınız?
Yoksa her seçim dönemi öncesi ya da siyasi tıkanma anlarında halkın önüne sürülen bu “İl Olma” havucu, yerel siyasetçilerin günü kurtarma, isim yapma ve tabana sahte bir vizyon satma illüzyonundan mı ibaret?

Gelin, o çok sevilen coğrafi ve ekonomik ajitasyonları bir kenara bırakalım;
Madalyonun arkasındaki görünmeyen, hesaba katılmayan ya da hesaba katılması işine gelmeyen o çıplak gerçekleri ve perde arkasındaki “komplo” senaryolarını masaya yatıralım..

Büyükşehir İllüzyonu ve Nüfus Mühendisliği

Herkesin bol keseden attığı o il olma hesabında devasa bir yasal engel var!
Nedir o engel?
“Büyükşehir Statüsü!”

Ordu’yu yatıralım masaya;
Ordu’nun büyükşehir yapılma sürecini hatırlayalım;
“Şişirme” diye tabir edilen, gurbetteki vatandaşların adrese dayalı nüfus kayıt sistemleriyle köylerine taşındığı o sancılı nüfus tamamlama operasyonlarını hepimiz biliyoruz..

Bugün Ordu, 750.000 sınırının hemen üzerinde bıçak sırtı bir nüfusla büyükşehir unvanını korumakta!
Şimdi yerel siyasi temsilcilere soralım;
“Fatsa ya da Ünye’den birini, arkasındaki 3-5 ilçeyi de bağlayarak il yaptığınızda ne olacak?”

Yormayın kendinizi biz söyleyelim;
Ordu’nun nüfusu otomatik olarak 600 binlerin altına, 500 bin bandına düşecek!
Doğru mu?
Doğru!
Peki bu ne anlama geliyor?

“Ordu’nun Büyükşehir statüsünü kaybetmesi anlamına geliyor!”

“Ankara’dan gelen devasa bütçelerin kesilmesi,
Belediye gelirlerinin kuşa dönmesi anlamına geliyor!”

Hangi iktidar, hangi devlet aklı kendi eliyle bir büyükşehiri küçültüp taşrada bir il statüsüne çevirir?

Milyarlık Borçlar Ne Olacak?
Hem Kimin Malını Kime Bölüyorsunuz?

Yıllardır Ordu Büyükşehir Belediyesi ve OSKİ, bu iki ilçeye milyarlarca liralık altyapı, yol, arıtma tesisi ve sosyal alan yatırımı yaptı.
Bu yatırımların nasıl yapıldığını biliyor muyuz?
Bilmiyoruz!
Çoğu siyasi figürlerimiz de bilmiyor!
O zaman söyleyelim;
“Çok büyük bir kısmı uzun vadeli dış krediler ve borçlanmalarla finanse edildi!”

Yarın tabelayı değiştirip;
“Biz il olduk!” dediğinizde, o devasa borç stoku nasıl paylaşılacak?

Ayrılan ilçenin yeni kurulacak il özel idaresi ya da belediyesi, bu milyarlık borç yükünün altından nasıl kalkacak?

Yoksa amacınız sadece tabelayı asıp, faturayı arkada kalanlara yıkmak mı?

Perde Arkası Senaryolar;
Kim, Ne Almanın Peşinde?

İşin “Komplo” ya da daha doğru bir ifadeyle “Siyasi Rant Teorisi” kısmına gelelim;
Bu popülist söylemleri üretenlerin asıl derdi Fatsa’nın ya da Ünye’nin makus talihi değil.
Belki de, muhtemelen;
“İlçe Başkanı” statüsünden sıkılan kimilerinin “İl Başkanı” olma arzuları depreşiyor olabilir!
Ankara’da ağırlığı olmayan, genel merkez koridorlarında adını duyuramayan yerel siyasetçiler için “İl olmak” bulunmaz bir kariyer basamağıdır!
İlçe başkanlığından, protokolde valinin arkasına dizilecek bir “İl Başkanı” koltuğuna zıplama hırsı, bu manifestoların gizli yakıtıdır!

Koltuk ve Kadro Borsası

İl Olmak Ne Demektir?
Yeni bir Valilik,
Yeni bir İl Emniyet Müdürlüğü,
Yeni İl Milli Eğitim Müdürlüğü,
Onlarca daire başkanlığı,
Yüzlerce yeni müdürlük ve kadro demektir!
Bu söylemleri köpürtenler, gelecekte o yeni kurulacak bürokratik şemada kendilerine, akrabalarına ve yandaşlarına açılacak rant kapılarının rüyasını görmüyorlar mı sanıyorsunuz?

Böl ve Yönet Taktiği

İki komşu ilçeyi (Fatsa ve Ünye) yıllardır bitmeyen bir “Hangimiz il olacağız?” rekabetiyle karşı karşıya getirerek, bölgedeki gerçek sorunların (fındık üreticisinin emeği, sanayileşememe, genç istihdamı, göç) üstünü örtmek en kolay siyasi cambazlıktır!
Halk “il olacağız” diye birbirini yerken, siyasetçiler bu enerjiyi kendi ikballeri için sömürürler, anlayamazsınız bile!

Siyasi Rant Avcılarına Manifestodur!

Halka “il olacağız” masalları anlatarak temiz duyguları, bölge milliyetçiliğini ve kalkınma hayallerini sömürmeyi bırakın!

Devletin idari yapısı, harita üzerinde çocukların oynadığı bir yapboz oyunu değildir!
Bir kentin büyümesi, plakasının değişmesiyle değil; üretim kapasitesiyle, refah payıyla, liyakatli yönetimiyle ve vatandaşının yaşam kalitesiyle ölçülür!

Eğer gerçekten Fatsa’yı, Ünye’yi ya da Karadeniz’i düşünüyorsanız;
Ankara’dan tabela değil, üreticiye hak ettiği değeri, sanayiciye teşviki, gence istihdamı koparın!

Yasal olarak imkânsız olduğunu, devlet aklının ve ekonomik gerçeklerin buna müsaade etmeyeceğini adınız gibi bildiğiniz halde, sırf sosyal medyada üç beş beğeni almak ve yerel delege seçimlerinde el yükseltmek için bu millete boş hayaller satmaktan vazgeçin!

Zira bu halk, tabelanın arkasındaki hesapsızlığı ve o boş vaatlerin altındaki koltuk hırsını artık çok net görebiliyor artık!

Mahmut Çetin

24/06/2026

Bir Cevap Yazın

MAHMUT ÇETİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin